Yeni Üye | Üye Girişi | Sipariş Takibi | Favorilerim | Detaylı Arama | Yardım | Bize Ulaşın | Şifremi Unuttum | Bayi Girişi | Blog
Google+ FaceBook Twitter
Popup

adet sepetinize eklenmiştir.

Toplam Fiyat:
Arkadaş Kitabevi > Kitap > Kalkedon Yayınları > Ayın Karanlık Yüzü: Yeni Medya ve Etik
Ayın Karanlık Yüzü: Yeni Medya ve Etik

Ayın Karanlık Yüzü: Yeni Medya ve Etik

Kalkedon Yayınları
Adet:  
Seçtiğiniz adet sepete eklenecektir.
Fiyatlarımıza KDV dahildir.
%20 İndirim
Arkadaş Fiyatı: 12 TL
Etiket Fiyatı: 15 TL
Kazancınız: 3,00 TL
Kazanacağınız Puan: 24
Twitter Facebook Google + Tumblr More
Ürün Açıklaması
Etik, insanin dünyayi ve bu dünyayla etkilesimini anlamlandirma çabasinda ussal olarak olusturdugu ilkelerin kurdugu bir düzen. Bu anlamda etik anlayisinin tam olarak ne zaman basladigini bilmesek de varligini hep sürdürdügünü biliyoruz. Artik etik diye bir sey kalmadigindan yakinanlar bile bunu kafalarindaki bir etik anlayisa dayanarak söylüyorlar. Hatta toplumsal gelismelerin insanlar arasi iletisimi daha karmasik ve aracili hale getirdigi bu asamada etigin ortadan kalkmak bir yana, tam tersine daha da önemli hale geldigi söylenebilir.
Toplumsal iliskilerde iletisimin önemi ve agirligi arttikça, iletisim etigi de giderek daha çok gündeme geliyor. Bunun baslica iki nedeninden söz edilebilir: Birincisi düzenleyici kurallarin çogu zaman toplumsal degisimin hizina ayak uyduramamasi. Bir kuralin yayilip benimsenip yerlesmesi belli bir zaman alirken, özellikle toplumsal degismelerin hizli gerçeklestigi dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çikip norm haline gelebiliyor. Kurali çignemenin getirisinin kurala uymaninkinden fazla oldugu ortamlarda yoklugu en çok duyulan sey etik oldugu için aç bir insanin sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konusulan sey de etik oluyor.
Ikincisi ise tartismalari yalnizca etikle sinirlandirmanin zararsiz olmasi. Agir bir yaptirim içermedigi için toplumsal pek çok sorunu çoklu baglamlar yerine yalnizca etik alaninda tartismak, bazen kural ihlallerinin arkasindaki iktidar yapilarinin sorgulanmasini da gözlerden saklayan bir islev görüyor. Sorunlarin nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçlari iyi/kötü ya da dogru/yanlis ekseninde ayirarak olumsuz olanlari yasaklamak yüzeysel kalabiliyor. Bir de söz konusu kurallar çogunlugu kapsamiyor ve kurallarin uygulanmasini saglayacak mekanizmalar da gelistirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanip neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor. Bu noktada her seyin etikle çözülemeyeceginin bilincinde olmak önemli; ama sinik bir tavirla etigi insan eyleminin tamamen disinda birakmak da çogu zaman var olan iktidar yapilarinin sürdürülmesine hizmet edebiliyor. Çünkü etik davranislarin arkasinda yatan ilkeleri kavramayi, sorgulamayi, yargilamayi, hesap sormayi ve iyinin aranmasinda sürekli uslamlama yapmayi sagliyor.
Iletisim teknolojilerinin gelismesi ve yayilmasi bu teknolojilere bagli toplumsal etkinlik alanlarini genisleterek, tüm teknolojik gelismelerde oldugu gibi çesitli düzeylerde etik sorunlarla yüzlesilmesini gerektirdi. Çünkü iletisim aglarinin yönetimi konusu, teknolojinin tasarlanacagi biçimden, bu teknolojiyi kimlerin nasil ve ne kadar kullanacaginin belirlenmesine kadar degisen durumlarda kararlar alinmasini ve etik seçimler yapilmasini içerir. Dolayisiyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayri düsünülemez. Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarinin korunmasina kadar teknik araçlarla ilgiliymis gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin olusturacagindan hakkin nasil tanimlanacagina kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir. Teknoloji boslukta gelismedigi, tam tersine siyasal seçimlerle ilgili oldugu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramlarin daha insani aglar yaratabilmek için yapilacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor.
Iletisim alaninin düzenlenmesinde gözden kaçirilmamasi gereken en önemli konu ise alanin özgürlüklerle iç içe olmasi.
Kisilerin ifade özgürlügü hakki ve bilgi edinme hakki gibi temel haklarini kullanabilmeleri için sorunlar karsisinda kisitlayici, sinirlandirici, baskici yasalara basvurmak yerine etik bilincin yerlestirilmesi yeni medya alaninda daha bir önem kazaniyor.
Öte yandan, yeni medyanin siber suçlari ve gözetimi artirma gibi tehlikeli yanlarina iliskin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kisi hak ve özgürlüklerinin, kisisel bilgilerin, mahremiyetin korunmasinda yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin gelistirilmesi gerekiyor.
Elinizdeki kitap, sözü edilen eksikliklerin giderilmesinde önemli bir katki sunuyor. Ortadogudaki gelismeler ve Gezi Parki Direnisinin de gösterdigi gibi, siber uzamdaki sorunlari ele almada yetersiz kalan geleneksel medyaya iliskin etik tartismasini yeni medya baglaminda yeniden ele aliyor. Binark ve Bayraktutan bu çalismada, yeni medya ortamlarindaki etik sorunlari saha çalismasinin bulgulariyla degerlendiriyorlar. Yeni medya profesyonelleri, sivil toplum kuruluslarinin, kamu kuruluslarinin ve meslek örgütlerinin temsilcileri, akademisyenler, hukukçular gibi çok sayida kisinin düsünce ve deneyimlerini içermesi de çalismanin bir diger katkisi.
Ürün Detayı
ISBN: 9786054511853
Yazar Adı: Mutlu Binark;Günseli Bayraktutan Sütcü
Yayıncı: Kalkedon Yayınları
Dil: Türkçe
Cilt: Karton
En (cm): 13,5
Boy (cm): 21
Kağıt Cinsi: Avrupa Okuma Kağıdı
Sayfa Sayısı: 168
Baskı Sayısı: 1

Başa Dön