Yeni Üye | Üye Girişi | Sipariş Takibi | Favorilerim | Detaylı Arama | Yardım | Bize Ulaşın | Şifremi Unuttum | Bayi Girişi | Blog
Google+ FaceBook Twitter
Popup

adet sepetinize eklenmiştir.

Toplam Fiyat:
Arkadaş Kitabevi > Kitap > Yetkin Yayınları > Dava Konusunun Devri
Dava Konusunun Devri

Dava Konusunun Devri

Yetkin Yayınları
Adet:  
Seçtiğiniz adet sepete eklenecektir.
Fiyatlarımıza KDV dahildir.
%10 İndirim
Arkadaş Fiyatı: 40,5 TL
Etiket Fiyatı: 45 TL
Kazancınız: 4,50 TL
Kazanacağınız Puan: 81
Twitter Facebook Google + Tumblr More
Ürün Açıklaması
Medenî usul (yargilama) hukukunda egilim, hukuk süjeleri arasindaki uyusmazliklarin mümkün oldugunca hizli bir sekilde çözüme kavusturulmasi yönündedir. Her hukuk düzeninin temelinde yatan düsünce, hukukun egemenligi altinda bireyler arasinda hukuki barisin saglanmasidir. Bireyler arasindaki bu uyusmazliklar giderilirken, belirli bir zaman kesiti için genel toplum barisi zarar görebilir, fakat bireyler arasindaki uyusmazligin çözüme kavusturuldugu an toplum barisi da yeniden saglanmis olur . Eger hukuk düzeni, genel toplum barisinin yeniden saglanmasi amaciyla ortaya çikan uyusmazliklarin mümkün oldugunca hizli bir sekilde çözüme kavusturulmasinda yetkin olabiliyorsa, bu durum gerek bireyce gerek toplumca gayet olumlu karsilanir. Çünkü, bireylerin birlikte yasamasinin bir sonucu olarak ortaya çikan her uyusmazlik hiçbir bireye avantaj saglamayan ve belirli bir zaman kesitinde yok edilebilen veya en azindan sorunlarin büyük bir oranda asilabildigi objektif hukuk ilkeleri ile çözüme kavusturulur .

Hukuki uyusmazligin sebep oldugu bu belirsizlik hâli mümkün oldugunca kisa tutulmalidir. Uyusmazlik ne kadar hizli sürede sona erdirilirse, o kadar hizli sürede bireyler arasinda yeniden net iliskiler yasanir ve o kadar az ölçüde yargi yolu ile uyusmazliklarin sona erdirilmesinin olumsuz etkilerinden korkulur. Ancak uyusmazliklarin hizli bir sekilde sona erdirilmesine egilim çesitli yöntemlerde saklidir. Özellikle uyusmazliklarin hizli bir sekilde sona erdirilmesi, hiçbir zaman yargilamanin özensiz devam ettirilmesine, bireylerin menfaatlerinin dikkate alinmamasina veya salt zamandan tasarruf amaciyla hakkaniyete aykiriligin katlanilmasina sebep olmamalidir. Zira bu durumdan toplum ve yarginin kendisi de olumsuz etkilenebilir. Böyle bir yargilama toplumda çok fazla güven kaybina yol açar ve zararlarin, yararlarindan fazla oldugu bir yönteme dönüsür. Böyle bir yargilamada ileri sürülen taleplerden nerdeyse çok azi, hakkaniyete uygun bir sekilde uyusmazligin sona erdirildigi yönünde etki birakir. Yargi mercileri (mahkemeler), her uyusmazligi, adil ve hakkaniyetli bir sekilde sona erdirmekle yükümlüdür. Yargi merciinin verdigi karar salt devlet gücünün iradi bir açiklamasi olarak kalmamali; ayrica bu uyusmazliktan haberi olan ve bu uyusmazlikla ilgisi olmayan her tarafsiz bireyin de bu karardan tatmin olmasi gerekir .

Uyusmazliklarin adil bir sekilde sona erdirilebilmesi ise, yalnizca devletin yargi mercileri tarafindan (mahkemelerce) önceden genel kabul görmüs ve belirlenmis kurallar dogrultusunda karar vermesi ile saglanir. Ayrica bu uyusmazligin mutlak surette belirli ve makul bir zaman kesiti içinde sona erdirilmesi gerekir. Bu zaman kesitinde ise dava konusunda ve davanin taraflarinda degisiklikler olabilecegi her zaman göz önünde bulundurulmalidir . Zira bir hak veya mala sahip olan bir kimse, davanin açilmasindan önce oldugu gibi, davanin açilmasindan sonra da, bir ihtiyati tedbir olmadigi sürece bu sahip oldugu hak veya mal üzerinde serbest bir sekilde tasarruf edebilir . Fakat söz konusu edilen bu hak veya mal bir davanin taraflari arasinda bir çekismeye (davaya) konu teskil ederek, dava sirasinda davanin taraflarindan birisince devredilirse, bu devir ile maddi hukukta ortaya çikan degisikligin açilmis olan dava üzerindeki usuli etkisi medenî usul hukukunda dava konusunun devri kurumu ile çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çikar . Zira, böyle bir durumda, devreden tarafin dava konusu mal veya hak üzerindeki sifati üçüncü kisiye geçecegi için, davanin sifat yoklugundan esastan reddedilmesi sonucunu dogurur ve davaya artik bu hâliyle devam edilemez . Ancak dava konusunun devrine ragmen davaya bir sekilde devam edilmesi gerekir; çünkü ortada bir uyusmazlik vardir ve bu uyusmazligin mutlak surette çözümlenmesi gerekir.

Dava konusunun devri kurumu medenî usul hukukunun en zor ve karmasik konularindan birisidir; bununla birlikte özel hukukla ilgilenen her hukukçunun da bu kurumun yapisini ve kurallarini genel hatlariyla bilmesi gerekir . Çünkü, dava konusunun devri, maddi hukuk düzeyinde ortaya çikan degisikliklerin usul hukuku düzeyinde nasil degerlendirilmesi gerektigini belirleyen bir kurumdur. Ayrica bu kurum, usul hukukunun diger merkezi alanlari olan, özellikle kesin hüküm, dava takip yetkisi sifat, dava taraf degisikligi gibi kurumlarla da yakin iliski içindedir . Zaten bu sebeplerden ötürü, dava konusunun devri, kurum olarak varliginin gerekliligini ve güncelligini Roma hukukundan günümüze kadar devam ettirmistir.

Roma ve Müsterek hukukunun hâkim oldugu zamanlarda, dava sirasinda dava konusunun devri sorunsali maddi hukuk hükümleri ile çözülmeye çalisilmisti. Bugün ise, artik, Fransa'nin disinda, diger kita Avrupasi ülkelerinde genellikle dava konusunun devri sorunsali, medenî usul (yargilama) hukuku hükümleri ile çözülmeye çalisilmisdir. Bu bakimdan, birçok ülkenin medenî usul hukukunu düzenleyen kanunlarinda böyle bir durum ile karsi karsiya kalindigi hallerde, ne sekilde hareket edilecegi hususunda birbirinden farkli veya birbirine paralel olan hukuki düzenlemelere yer verilmistir.
Ürün Detayı
ISBN: 9789754646597
Yazar Adı: Levent Börü
Yayıncı: Yetkin Yayınları
Dil: Türkçe
Cilt: Karton
En (cm): 16,5
Boy (cm): 23,5
Kağıt Cinsi: Avrupa Okuma Kağıdı
Sayfa Sayısı: 414
Baskı Sayısı: 1

Başa Dön