Yeni Üye | Üye Girişi | Sipariş Takibi | Favorilerim | Detaylı Arama | Yardım | Bize Ulaşın | Şifremi Unuttum | Bayi Girişi | Blog
Google+ FaceBook Twitter
Popup

adet sepetinize eklenmiştir.

Toplam Fiyat:
Arkadaş Kitabevi > Kitap > Yapı Kredi Yayınları > Demokrasi Neye Yarar? Özgürlük Ve Ahlaki Yönetim
Demokrasi Neye Yarar? Özgürlük Ve Ahlaki Yönetim

Demokrasi Neye Yarar? Özgürlük Ve Ahlaki Yönetim

Yapı Kredi Yayınları
Adet:  
Seçtiğiniz adet sepete eklenecektir.
Fiyatlarımıza KDV dahildir.
%26 İndirim
Arkadaş Fiyatı: 19,98 TL
Etiket Fiyatı: 27 TL
Kazancınız: 7,02 TL
Kazanacağınız Puan: 40
Twitter Facebook Google + Tumblr More
Ürün Açıklaması
Stein Ringen, ABD ve Büyük Britanya gibi demokrasi kalelerinin bile demokratik devlet idealinden uzaklastigi, vatandaslarin siyasi sistemlere karsi güveninin giderek azaldigi bir dünyada, demokrasinin temel degerlerini ve nasil korunacagini sorguluyor.

Yazar, egitimde firsat esitsizligi, yoksulluk, ailenin toplumsal ve ekonomik rolü ve kisinin tercihleri dogrultusunda istedigi gibi yasama özgürlügünün önündeki ekonomik engelleri, günümüzde demokrasinin temel sorunlari olarak ele aliyor. Bu sorunlari çözümlerken, bir yandan da bir an önce hayata geçirilmesi gereken demokratik reformlar öneriyor.

Tadimlik



DEMOKRASI GALIP GELDI. Çekisme son buldu. Çogu ülke bir tür demokrasiyi benimsemis durumda ve bütünüyle demokratik olmayan öbürlerinin sayisi bir elin parmaklarini geçmez. Ama yurttaslar baska yöne gidiyor. Demokrasiyi daha az umursuyor, ona daha az inaniyor, ona daha az katiliyor ve yönetisim tarzina daha az güveniyor.
Bu kitapta genellikle en saglam sayilan demokrasilerin içyüzüne bakiyor ve hepsinin eksik -ve büyük olasilikla da gerileme içinde- oldugunu saptiyorum. Iskandinav demokrasileri gibi, karsilastirmali bir ölçüyle en iyi olanlar bile mutlak bir standart açisindan bakilinca bayagi yetersiz kaliyor. Demokrasinin artik güvencede oldugunu düsünürsek, yanilmis oluruz. Demokrasi nicel olarak, yani dünyadaki demokrasilerin sayisi bakimindan güçlü, ama nitel olarak, yani bu demokrasilerin performansi bakimindan zayif.
Eger demokrasi gerileyecek olursa, ugrayacagimiz kayip ölçülemeyecek kadar büyük olur. Bu kayip, siradan kadin ve erkeklerin, çocuklarin ve ailelerin kendi isteklerine ve emellerine göre yasama özgürlügü ve güvencesi alaninda gerçeklesecek. Esenligimiz alaninda gerçeklesecek.
Kazandigimiz seylerin elden çikabilecegini düsünmüyor olabiliriz. Ama böyle olabilir, özellikle de demokratik yönetim altinda bir süre yasama talihine ermis olanlarimiz bunun bizim için ne anlama geldigi konusunda unutkanliga düsecek olursa. Demokrasi elbette elimizden alinabilir; her zaman böyle bir tehlike vardir. Yahut düpedüz solup gidebilir; bu belki de daha yakin bir tehlike. Demokrasi dagilarak demokratik biçimsellik çerçevesinde despotik gerçeklige, yani demokrasiyi Amerikada en geliskin biçimiyle serpilirken gözlemleyen Alexis de Tocquevillein daha sonralari hiçbir siyaset uzmaninin erisemedigi bir kavrayisla 1830larda bizi uyardigi despotisme douxa dönüsebilir. Belki daha simdiden bu despotizme batmis durumdayiz; ne de olsa yurttaslarin hâlâ özgür olduklarini sanirken bir kisitlanmislik tuzagina düsebilecegini görmek Tocquevillein dehasina özgüydü. Onun dönemi bizimkinden pek farkli degildi: Demokrasinin yayildigi ve içsel gelisim yönünün dengede oldugu bir devrim sonrasi dönemdi bu. Gördügü tehlike örtüktü; demokrasinin yerini sert ya da zalim bir yönetime birakmasindan ziyade merkezilesmis yönetimin baskin hale gelmesi ve kolaycilik, bencillik, rahatlik ya da yanlis anlama yüzünden yurttaslarin eziyet görmeseler bile alçaltilmaya boyun egmeleri olasiligi söz konusuydu. Altinci bölümde pekâlâ böyle bir noktada olabilecegimizi ileri sürmekteyim.
Tehlike iki cenahtan geliyor: Demokratik siyaset mekanizmasinin kusurlari ve bizzat yurttaslarin demokratik yurttasligi anlama ve uygulama tarzi. Birincisini ilk üç bölümde, ikincisini ise sonraki üç bölümde ele alacagim. Kitap boyunca verdigim mesaj her iki tehlikeye karsi dikilmemiz ve demokrasiyi sadece savunmakla yetinmeyip gelistirme yönünde de kararli bir çaba göstermemiz gerektigidir. Demokrasiyi korumanin yolu çokça yaptigimiz gibi ona alkis tutmak degil, nadiren yaptigimiz gibi onu reforma tabi tutmaktir.
Konuya demokrasinin ne olduguna ve neyin birini öbüründen daha iyi kildigina dair sorularla baslayacagim. Demokrasinin niteligi konusunda son derece bulanik görüslere sahibiz. Bu ana kavramla ilgili anlayisimiza katkida bulunmayi umuyorum. Daha sonra ekonomiye yönelecegim. Iktisatçi Arthur Okun Equality and Efficiency (1975) adli küçücük harika kitabinda, ekonomik gücün siyaset alani sinirlarini (kendi ifadesiyle) ihlal etmesine karsi uyarida bulunur ve bunun ABDde Amerikan degerlerini yansitmayan bir tarzda yoksullugun siyasal düzeyde kabulüne yol açtigini ileri sürer. Böyle ihlallere karsi koymak açisindan, ekonomik demokrasi kavramina (gerçekçi olacagini umdugum) yeni bir soluk getirmeye çalisacagim. Son olarak, yönetisim konusu ve demokratik devletlerin baskin hale gelmeksizin gerekli yönetimi nasil saglayabilecegi ve saglamasi gerektigi sorusu üzerinde duracagim. Prizmam ise refah devleti, yani modern kapitalizmde asirilik tehlikesini de içeren büyük uygarlastirici proje olacak. Yatirima dönük bir refah devleti için fikirler ortaya koyacagim.

Son üç bölümde demokrat yurttaslari ele alacagim. Bu yurttaslar özgürlük ve esenlik için demokrasiye bel baglarken, demokrasi de ayni ölçüde onlara yurttas olma yeterliklerine ve yurttasliga iliskin inançlarina dayanir. Yoksulluk özgürlügü yikima ugratir. Birlesmis Milletler dünyayi yoksulluk belasindan kurtarmaya yönelik binyil hedeflerini görkemli bir sekilde kabul etmis bulunuyor. Bu misyonu ciddiye alalim. Dördüncü bölümde yoksulluktan kurtulmanin ne anlama geldigini açiklamaya çalisacagim. Daha sonra çogu insanin yasaminin büyük bölümünü geçirdigi aileye yönelecegim. Bu küçük kurum, degerleri ve normlari beslemede hem maddi, hem manevi açidan olaganüstü üretkendir. Son olarak, demokrasinin ana deger kavrami, yani özgürlük üzerinde duracagim. Isaiah Berlin özgürlük konusunda kisitlanmislik ideolojilerine sapabilecek fikirlere karsi çok yerinde bir uyarida bulunuyor. Bu anlayisla önerecegim gerçek özgürlük kavraminin özgür yurttas olmanin nimetleri ve külfetleriyle bogusan bizler için yararli ve aslinda gerekli oldugu kanisindayim.
Ürün Detayı
ISBN: 9789750817496
Yazar Adı: Stein Ringen
Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları
Çeviren: Nurettin Elhüseyni
Dil: Türkçe
Cilt: Karton
En (cm): 13,5
Boy (cm): 21,5
Kağıt Cinsi: Avrupa Okuma Kağıdı
Sayfa Sayısı: 432
Baskı Sayısı: 1

Başa Dön