Yeni Üye | Üye Girişi | Sipariş Takibi | Favorilerim | Detaylı Arama | Yardım | Bize Ulaşın | Şifremi Unuttum | Bayi Girişi | Blog
Google+ FaceBook Twitter
Popup

adet sepetinize eklenmiştir.

Toplam Fiyat:
Dostum Stres

Dostum Stres

Statü Yayıncılık
Adet:  
Seçtiğiniz adet sepete eklenecektir.
Fiyatlarımıza KDV dahildir.
%21 İndirim
Arkadaş Fiyatı: 11,85 TL
Etiket Fiyatı: 15 TL
Kazancınız: 3,15 TL
Kazanacağınız Puan: 24
Twitter Facebook Google + Tumblr More
Ürün Açıklaması
Dostumuz stres dikkat et, yanlış yoldasın, önüne bak, daha çok çalış, seni geride bırakabilirler, bu olmadı. Bu gidişle başaramayacaksın diye sürekli kulağımıza bir şeyler söyler durur. Bu sesi duymadığımız zaman mücadeleyi, çalışmayı bırakırız, enerjimizin azaldığını hissederiz.
Dostumuz stresin en büyük özelliği olumlu şeylere kayıtsız kalıp, hep olumsuz şeylere güdülenmiş olmasıdır.
Bu nedenle de, onu bir şeylerin çok iyi gittiği günlerde, sorun ve aksilik olmadığı durumlarda ortalıkta göremeyiz. Çünkü o iyi gün dostu değildir. Tehlikeyi hissettiği anda çıkagelir ve bizim dik durmamızı sağlar.
Ama bir şeyler aksayabilir, dikkatli olmalıyız diye düşünmeye başladığımızda dostumuz stres hemen ortalarda dolaşmaya ve bizi uyarmaya başlar.
Isparta’lı Khilon yüzyıllar önce ne demiş? “Dostlarının iyi günlerine yavaş yavaş git, kötü günlerine koşa koşa.”
Stresle dostluğumuz bozulmadığı sürece her şey yolunda gider ve o her zaman koşa koşa gelir bize.
O bizi uyarır, biz dikkatli oluruz.
O bizi uyarır, biz hatalarımızı görürüz.
O bizi uyarır, biz olumsuzu görür ve düzeltiriz.
O bizi uyarır, biz çalışmaya başlarız.
O bizi uyarır, biz etrafta olan biteni görürüz.
O bizi uyarır, biz daha enerjik oluruz.
O bizi uyarır, biz yaptığımız işi ciddiye alırız.
O bizi uyarır, biz tedbirli oluruz.



Süleyman BELEDİOĞLU











Önsöz


Rize’ye seminere gitmiştim. Konumuz stres, stres yönetimi ve kaygı idi. Konuşmamın sonunda bir öğrenci geldi yanıma. Kaygılı yüzü, hafif titreyen elleri, kırgın çıkan sesi ve umut ile umutsuzluk arasında hızla gidip gelen gözleriyle yüzüme bakarak dedi ki; “Hocam ben stresi yok etmek için ayırdığım zamanlarda, derslerime çalışsaydım başarılı olabilirdim. Ama hep önce stresi yok etmeliyim diye mücadele ettim. Ama her girişimimin sonunda daha çok stres oldum.”
Ne yapmalıyım diye sormadı. Bu çok dikkatimi çekmişti. Artık stresi yok etme uygulamaları onu yormuştu. Bunu bana da sormuyordu. Ama bir umut bir şey duymak isteyen ve bir yanan bir sönen gözlerindeki ışıkla yüzüme bakmaya devam ediyordu.
Ben bu diyalogdan çok etkilenmiştim. Öğrencimizi yanıma aldım ve onunla stres gerçeğini uzun uzun konuştum.
Dünyada stresi tamamen yok eden ne bir ilaç, ne bir iğne, ne de bir söz icat edilmiştir.
Çünkü stresin kaynağı; hedefler, amaçlar, değerler ve yaşamın ta kendisidir. Bizler yaşadıkça, hayatın o düz, kıvrak, yüksek yollarında ilerledikçe, yanımızda hep davetsiz bir dost bulunur. Bu dost, stresin ta kendisidir.
Bugün insanların bir kısmı büyük bir korkuyla stresten kaçmaya çalışırken, bir kısmı da çok büyük masraflara katlanarak ve tehlikeleri göze alarak strese doğru koşmaktadır.
Adrenalin düşkünü diye nitelendirilen ve kendisine en akıl almaz bir biçimde stres ortamı yaratmaya çalışan bu insanlar, stresin insanın doğasından gelen, onun var oluşunu tamamlayan bir unsur olduğunu çok iyi bilen başarılı insanlardır aslında.
Adrenalin, daha doğrudan bir ifadeyle, stres arayışı, insanların en eski devirlerden beri daima peşinden koştukları bir hedef olmuştur.
Padişahların savaş olmadığı zamanlarda ava çıkmaları da, İspanyol matadorların kendilerini boğanın boynuzlarının önüne atmaları da bundandır hep.
Okulların tarih kitaplarında, Büyük Coğrafi Keşifleri “bir grup macera düşkünü gemici yaptı” tarzındaki bilgileri hatırlıyorum. Bu bilgi coğrafi keşifleri, stresli bir yolculuğu ve stres yaşamayı zahmet saymayanların başardığını özetliyor aslında.
Bugüne geldiğimizde de, kendisini jet motoruna bağlayıp jetlerle yarışandan, bir kapsülün içine yerleşip uzaya fırlatılmayı planlayana kadar, çoğu insan stresin peşinden çılgınca koşmaya devam etmektedir.
Başarılı insanlar, stresten faydalanmayı bildiği için başarılıdır aslında. Yaşamımda hiçbir stres olmasın, adrenaline ne lüzumu var, “yaşasın seretonin” diyen insanların ulaşacağı en son nokta daima “yaşamın tadı kalmadı, hiçbir şeyden keyif almıyorum” psikolojisinden başka bir şey olmayacaktır.
Bugüne kadar stresten kaçıp bir gölgede uyuklayan rehavet düşkünlerinden ne lider, ne mucit, ne kahraman, ne başarılı bir birey ne de başarılı bir öğrenci çıkmıştır.
“Dostum Stres” kitabımızla stresin bize uzanan dost eline, biz de elimizi uzattık. Gördük ki stresle el ele verince başaramayacağımız bir şey yoktur.
Bu kitabı okuyan herkesin stresin faydalarını göreceğini iddialı bir şekilde belirtmekten de kaçınmıyoruz.

Süleyman BELEDİOĞLU
Ürün Detayı
ISBN: 9786058966031
Yazar Adı: Süleyman Beledioğlu
Yayıncı: Statü Yayıncılık
Dil: Türkçe

Başa Dön