Yeni Üye | Üye Girişi | Sipariş Takibi | Favorilerim | Detaylı Arama | Yardım | Bize Ulaşın | Şifremi Unuttum | Bayi Girişi | Blog
Google+ FaceBook Twitter
Popup

adet sepetinize eklenmiştir.

Toplam Fiyat:
Arkadaş Kitabevi > Kitap > Bağlam Yayıncılık > Sanat Tasarım Kitapları Dizisi > Türk-İtalyan Siyaset ve Sanat İlişkileri

Türk-İtalyan Siyaset ve Sanat İlişkileri

Bağlam Yayıncılık
Adet:  
Seçtiğiniz adet sepete eklenecektir.
Fiyatlarımıza KDV dahildir.
%20 İndirim
Arkadaş Fiyatı: 88 TL
Etiket Fiyatı: 110 TL
Kazancınız: 22,00 TL
Kazanacağınız Puan: 176
Twitter Facebook Google + Tumblr More
Ürün Açıklaması

Bu kitabin fikri olusumu, bilim yasamimin büyük bölümünü kapsayan Ortaçag Anadolu Selçuklu mimarligi ve sanati arastirmalari sirasinda ortaya çikmistir. Türkiye'de alisilmisin aksine, sanat eserlerini üretildikleri dönemlerin ve ortamlarin siyasal, sosyal, ekonomik ve beseri kosullariyla birlikte incelemeye çalistigim yillarda, ilk kez konunun yeni ve ilginç bir boyutunun daha bulundugunu fark ettim. Gerçekte Anadolu'daki Selçuklu siyasal varliginin ve sanatinin ekonomik kaynaklarini saptamaya çalisirken, Ortaçag'da italyanlarla yapilan uzun süreli ticari isbirliginin ve dissatimlarin, sanilandan ve bilinenden çok daha kapsamli oldugunu açikça görebiliyordum. Bu durum, Selçuklu cografyasinin en uzak noktalarina kadar yayilan bayindirlik ve mimarlik eserlerinin vücut bulmasindaki ekonomik potansiyelin ana kaynaklarindan birisini, ayrintilarina inerek tanimama olanak sagladi. Bizans döneminden beri uluslararasi ticaret ve deniz tasimaciligi alaninda Akdeniz'de rakipsiz olan Italyanlarin, güçlü diplomasi gelenegi ile besledigi ticari beceri ve üstünlükleri, XIII. ve XIV. yüzyillarin ardindan, zaman zaman ortaya çikan siyasal çatisma ve gerginliklere karsin, Osmanli döneminde de artarak sürdürülecekti. Aslinda Türk-Italyan iliskileri; her alanda ve her asamada, gerçekligi ve günceli her iki tarafin da kendi çikarlarini gözetmede esas aldiklari degisik bir zeminde gelisti, iki taraf da -yararini korumak adina- karsi tarafi daha iyi tanimak ve degerlendirmek için özel çaba harcadi, yeni ve ilginç diplomatik taktikler, politikalar gelistirdi. Siyasal literatürde, genelde dostluk olarak tanimlanan iliskiler bütünü içinde, birliktelikler, karsitliklar ve kopmalar hep birbirini izledi. Siyasal süreklilige karsin, olaylarin seyri çerçevesinde, ne dostluklar ne de düsmanliklar kalici oldu. Yasanan tarihin içinde, bu olguyu destekleyen çok sayida örnek bulmak mümkündür. Bunlardan ilki ve belki de en dikkat çekici olani, Anadolu Selçuklulari dönemine rastlayan XIII. yüzyil baslarinda, yani iliskilerin henüz baslangiç asamasinda karsimiza çikiyor. Konunun kahramanlari Selçuklu sultani Giyaseddin Keyhüsrev ile ogullari ve gelecekteki anli-sanli Selçuklu hükümdarlari Izzeddin Keykavus ile Alaeddin Key-kubad'dir. 1196 yilinda Selçuklu tahtindan indirilen Giyaseddin Keyhüsrev ve iki oglu, bir tür siyasi sürgün olarak Konstantiopolis'e siginmislar, burada yöneticilerden yakin ilgi ve siyasi himaye görmüslerdi. Hatta devrik Selçuklu Sultani bir Bizans soylusuyla evlilik bile yapmisti. Ancak yasanan tarihsel süreç, Konstantinopolis'teki güçlü Venedik ticaret kolonisi ve dogal olarak Se-renissima Devleti ile Bizans arasinda ekonomik ve siyasi çikarlarin çatistigi, son derece zorlu ve karmasik bir siyasi dönemece rastliyordu. Nitekim bir süre sonra Venedik Devleti'nin yönlendirdigi ve San Marco armali gemilerle tasidigi IV. Haçli Seferinin ordulari Konstantinopolis'i kusatacak ve kent 13 Nisan 1204 tarihinde düsecekti. Bir dünya baskenti olan Konstantinopolis, Venedik'in öncülük ettigi Haçlilar tarafindan yakilip, yikilip, yagmalanirken; sabik Selçuklu Sultani ve sehzadeleri de oradaydi ve yasanan olaylarin gerçek tanigi olmuslardi. Bir süre sonra ogullariyla birlikte Konstantinopolis'ten ayrilan ve I205 yilinda yeniden Selçuklu tahtina oturan Giyaseddin Keyhüsrev, I206'da Venediklilerle ilk ticaret antlasmasini yaparken, hiç kuskusuz bagdasiklarinin ekonomik, siyasi ve diplomatik alandaki üstün yetenegini iyi biliyordu. Ayni sekilde kendi dönemlerinde sözkonusu antlasmayi yenileyen Izzeddin Keykavus ve Alaeddin Keykubad da Bizans Devleti'nin vergi muafiyeti ve asiri borçlanma nedeniyle Venedikliler önünde ticari ve siyasi alanda düstügü zaafiyeti ve sonuçlarini sürekli göz önünde tutan ihtiyatli politikalar izlemis olmalidirlar. Osmanli dönemine gelince; Türk-Italyan iliskilerinde bugüne kadar adindan en çok söz edilen ve tartisilan kisinin Fatih Sultan Mehmet oldugu ve iliskilerin baslangiç asamasina damgasini vurdugu bilinmektedir. Fatih, çocuklugunun ve sehzadeliginin geçtigi Manisa ve Edirne Saraylarinda, Avrupali tüccarlar ve diplomat-politikacilarla sürekli yakin temas içinde olmustu. Özellikle Latin kökenli Avrupali ve italyanlardan Bati ve Hiristiyan dünyasinin cografyasi, tarihi, siyasi ve ekonomik yapisi, teknolojik olanaklari, dini, dili, kültürü, sanati konularinda çesitli bilgiler almis ve bu konulari adeta baslica ugrasi alani haline getirmisti. Edindigi ve yasami boyunca edinmeye devam ettigi bu tür bilgiler, hayalini kurdugu Osmanli emperial devlet düzeni için ileride olusturacagi büyük politikalarin baslica referanslarini teskil edecekti, ilginç ve bence en önemli nokta, Anadolu Türk tarihinde ilk ve belki de son kez, bir Osmanli Sultani nm italya hakkinda yukarida zikrettigimiz türden bilgileri birinci elden edinmek istemesi ve bunlari kendi politik gündemini olusturmada zaman zaman kullanmis olmasidir. XIII. yüzyilin ilk yillarindan baslayarak XVIII. yüzyilin sonlarini bulan ve yaklasik elli yil aradan sonra yeniden canlilik kazanarak günümüze ulasan Türk-Italyan iliskilerinin hemen her asamasi siyaset, diplomasi, ticaret, kültür ve sanat ortamlarindaki ilginç etkilesim ve karsitliklarla doludur. Söz konusu tarihsel sürecin sanat alanina yansiyan verilerini irdelerken, konunun siyaset, diplomasi ve ticaret iliskileri yörüngesinde ve bir bütünlük içinde ele alinmasi geregi ortaya çikti. Bu baglamda dogal olarak, on bes yil önce salt sanat iliskilerini incelemek üzere yola çiktigim arastirma serüveni, giderek iki ülke arasindaki çesitli tarihsel gelismeleri de içerecek sekilde ve belgesel öykü kivaminda bir derinlik kazandi. Sonuçta arastirmanin adi ve siniri Türk-Italyan Siyaset ve Sanat iliskileri olarak netlesti. Çalismanin özüne ve yararlilik paydasina yönelik nihai bir degerlendirme yapmaya gelince; bu kitapta yer alan bazi bilgi, belge, okuma ve yorumlamalarin Türkiye'deki sanat ve kültür ortamina oldugu kadar, Batililasma ya da Batiyla bütünlesme adina yillardir Avrupa kapilarini aralamaya çalisan siyaset ve is çevrelerine de tarihsel gerçekler baglaminda, bazi yararli ve yönlendirici mesajlar iletebilecegi inancindayim. Bu arastirmanin çesitli asamalarindaki emek ve yorgunlugu benimle paylasmanin yaninda, yönlendirici elestirileriyle sürekli destek olan esim Prof. Dr. Neslihan Sönmez e tesekkür ediyorum. Sevgili kizim Ayse Sönmez, yillar önce birkaç dildeki kaynak çevirileri konusunda bana yardimci olurken çocuk denecek yastaydi. Ayni sekilde, birlikte üretmenin mutluluguyla ona da tesekkür ediyorum. Son olarak kitaba ekledigim yeni bölümleri ve düzeltmeleri dijital ortama aktaran asistanim ve sevgili meslektasim Arastirma Görevlisi Nurcan Yazici'ya, Sanat Tarihçisi Hâlenur Kâtipoglu Kaya'ya, kitap tasarimini büyük bir özenle gerçeklestiren grafik tasarimci arkadasim Yrd. Doç. Canan Suner'e, sevgili Seref Gencer'e, son okumayi yapan Atakan Ural'a., uzun süre yayinlanmayi bekleyen bu eseri okuyucuyla bulusturdugu için Baglam Yayinlari' ndaki dostlarima tesekkür etmeyi zevkli bir görev olarak kabul ediyorum. - Prof. Dr. Zeki Sönmez Istanbul, 2006

Ürün Detayı
ISBN: 9789758803637
Yazar Adı: Zeki Sönmez
Yayıncı: Bağlam Yayıncılık
Cilt: Ciltli
En (cm): 14.0
Boy (cm): 20.0
Kağıt Cinsi: Kuşe
Sayfa Sayısı: 341
Ağırlık (gram): 1850

Başa Dön